Bugün 17 Ağustos. ‘Asrın Felaketi’ olarak adlandırılan
ve resmi kayıtlara göre en az 17 bin kişinin ölümüne yol açan 7,4’lük 17
Ağustos Marmara Depremi’nin sekizinci yıldönümü. Yüreklerde derin yaralar
açan depreminin üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen, belleklere kazınan büyük
acı, hâlâ ilk günkü tazeliğini koruyor.
Bu büyük felaketin yıldönümü kapsamında Türk seismologlar tekrar İstanbul’u
bekleyen büyük depreme dikkat çektiler. İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul
Şubesince, Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumunda düzenlenen “1999 Kocaeli
Depremi’nden Bugüne” konulu sempozyumda Perşembe (16.08.) günü bir konuşma
yapan İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Öğretim üyesi Prof.
Dr. Naci Görür, geçtiğimiz Mayıs ve Haziran aylarında Fransız bilim
adamlarıyla birlikte Marmara Denizi’nde araştırma yaptıklarını ve İstanbul’u
tehdit eden fay hattını incelediklerini dile getirdi.
Marmara’nın deprem konusunda dünyanın en aktif yerlerinden biri olduğunu
söyleyen Görür, “1999 Gölcük ve Düzce depremleri İstanbul’u tabiri caizse
topun ağzına attı. Bu depremler Marmara’nın altındaki kabuğu enerjiyle
yükledi. Marmara’nın kabuğunda 240 senede birikmesi gereken enerji ve stres
55 saniyede yüklendi. Bu yükü Marmara kaldırmaz. Marmara en sonuna kadar
da dayansa 2029’a kadar bu iş biter” diye konuştu.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü
Deprem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Erdik de yapılan
araştırmalara göre, 7 ve daha büyük bir depremin 30 yıl içerisinde oluşma
olasılığının yüzde 65, 7.5 büyüklüğündeki bir depremin meydana gelme olasılığının
ise gelecek 50 yıl içinde yüzde 50 olarak belirlendiğini ifade etti.
Erdik, İstanbul için 7.5 büyüklüğünde bir senaryo depreminde, 45 bin
binanın yıkılacağı veya çok ağır hasar göreceği, 70 bin binanın ağır hasar,
200 bin binanın ise orta hasar göreceğinin öngörüldüğünü söyledi. Sadece
bina hasarından kaynaklanan mali kayıpların 11 milyar dolar, toplam mali
kaybın ise 40 milyar dolar olacağını belirten Erdik, depremin ortalama
40 bin civarında kişinin ölümüne, 160 bin kişinin hastane ihtiyacı olacak
şekilde yaralanmasına ve 400 bin civarında acil barınma ihtiyacı bulunan
ailenin ortaya çıkmasına neden olacağını bildirdi.
17 Ağustos 1999
Merkez üssü Gölcükte meydana gelen 7,4’lük Marmara depremi sabah saat
3.02’de yaşandı. 45 saniye süren sarsıntıda resmi verilere göre 17 bin’i
aşkın insan hayatını kaybetti ve yaklaşık 45 bin insan yaralandı. Halk,
kurtarma ekipleriyle birlikte günlerdir enkaz altında kalan yakınlarını
kurtarmaya ve kayıplarını bulmaya çalıştı. Hemen hemen her aile, maddi
veya manevi kayıp yaşadı. İzmit, Gölcük ve Yalova adeta bir enkaz yığınına
dönüştü. Mahalleler tüm tüm denize kaydı.
Kötü inşaat ve çürük malzeme
Depremin, ülkenin refah seviyesi ve böylece nüfus sayısı en yüksek
bölgesi olan Marmara’da meydana gelmesi, ölü sayısının da bu kadar yüksek
olmasına neden oldu. Ancak 10 milyar dolar zarar getiren Marmara depreminin
büyük kayıplara yol açan en büyük unsuru ise şüphesiz uygun olmayan zeminlere
inşaa edilen ve çürük malzeme kullanılan plansız konutlar oldu. Gün ışığında
felaketin ortaya çıkmaya başladığında daha düne kadar hiç yıkılmayacağına
inanılan devasa binalar, depremde adeta yerle bir olurken, binlerce insan
için de mezara dönüştü.