Fuarın açılış konuşması, Başbakan Gerhard Schröder’in kamuoyu
önünde son büyük gösterisiydi. En azından Pazar günü yapılacak genel seçimler
öncesinde. Başbakan davetlileri, buna rağmen bir seçim konuşması yapmayacağını
söyleyerek rahatlattı.
“Otomobil başbakanı“ lakabı da taşıyan Schröder, bu durumda hep yapılanı
yaptı: Otomotiv sanayiini ekonominin dayanağı olarak övdü. Bir de kendi
hükümetini överek, çerçeve koşullarını oluşturduklarını anlattı. Bir yandan
da benzin fiyatlarının otomobil sahiplerini endişelendirecek şekilde aşırı
yükselmesinin başbakanı da endişelendirdiği ortaya çıktı. Bu nedenle de
şu çağrıyı yaptı:
“Yakın bir gelecekte petrol ve petrol ürünlerini kullanmaktan vazgeçmek
zorunda kalacağız. Fakat fiyat oluşumunu bugüne kadar olduğundan daha yoğun
şekilde ele almalıyız. Ve ben, petrole bağımlılıktan kurtulma stratejisini,
buna uygun bir enerji politikasıyla hep beraber gerçekleştirmemiz
gerektiğine de inanıyorum.“
Bu noktada belli ki Başbakan’ın aklından, benzin ve elektrik motorlarının
bir karışımı olan hibrid motorları geçiyordu. Bu motorlar konusunda Japonlar
piyasada belirgin bir üstünlük sağlamış durumda. Fakat fuar öncesi örneğin
General Motors, DaimlerChrysler ve BMW rasında varılan anlaşma gibi hızla
kurulan ittifaklar, Schröder’in soruna iyimser bakmasını sağlıyor.
Fuarı gezerken de Gerhard Schröder, ilk kez tanıtılan 80 yeni modelden
bazılarını gördü. Otomobil Derneği Başkanı Bernd Gottschalk de konuşmasında
bu modellere değinerek “Bu, böyle bir fuarda bugüne kadar hiç yaşanmayan
eşsiz bir olay. Bizde süren tüm yer seçimi ve masraf tartışmalarına rağmen,
bu sektörün yeni modellerde, geleceğe yönelik çözümlerde yaratıcılıkta
ve araştırma-geliştirmeye yapılan yatırımlarda gerilediğine inananlar çok
yanıldı“ diye konuştu.