Yeni göç yasasını eleştirenler, aile birleşimi konusunda eşitlik sağlanmasını istiyor.
CDU’ya bağlı Türk-Alman Forumu, Federal Hükümet’in
yeni göç yasası tasarısında bazı düzenlemelerin yapılmasını talep ediyor.
Forumun yönetim kurulu başkanı Bülent Arslan, Almanca bilme zorunluğunun,
aile birleşimi kapsamında göç eden tüm eşler için aynı şekilde geçerli
olması gerektiğini vurguluyor. Rheinische Port gazetesine verdiği demeçte
„Türkler, Alman hükümetinin dil bilme şartı koşmasına karşı değiller“ diyen
Arslan, ancak ortada bir zorunluluk varsa bunun herkes için geçerli olması
gerektiğini belirtiyor.
Göç yasasına göre Almanların ve Almanya’da yaşayan göçmenlerin, yurtdışında
yaptıkları evliliklerde, aile birleşimi kapsamında Almanya’ya yerleşecek
olan eşleri için yeterli düzeyde Almanca dil bilgisi şart koşuluyor. ABD,
Japonya ve Avustralya gibi imtiyazlı ülkelerden gelen eşler ise bu koşuldan
muaf tutuluyorlar. Buna gerekçe olarak da, bu ülkelerin vatandaşlarının
entegre olmakta zorluk çekmedikleri öne sürülüyor.
“Böyle bir uygulamanın yan etkileri entegre olmuş insanları da etkiliyor“
diyen Bülent Arslan, kültürel azınlık oluşturan toplulukların eşitsizliğe
karşı çok duyarlı olduklarını dile getiriyor. Bunun sosyal açıdan zayıf
gruplarda daha da fazla olduğunu söyleyen Arslan, Almanya’ya girişte Almanca
bilme şartının uygulanabilmesinden şüphe ettiğini belirterek, bu şartı
ayrıca Anayasayla bağdaştıramadığını da vurguluyor.
Bülent Arslan’ın tedirginliğini insan hakları organızasyonları ile sosyal
yardım dernekleri de paylaşıyorlar. Kuruluşlar, Almanca kurslarınının anavatanda
genelde sadece büyük kentlerde sunulduğunu belirterek, yoksul ve kırsal
bölgelerde yaşayan eşlerin dil öğrenme şansları olmadığını ve aile birleşiminde
sosyal elemenin kaçınılmaz olduğunu dikkate sunuyorlar.