Alman Çocuk Koruma Derneği ve Türk asıllı politikacılar, Cem B. olayındaki tepkileri eleştiriyorlar.
Geçtiğimiz hafta Berlin’de bir birinci sınıf öğrencisine
yapılan taciz suçlamaları gündeme bomba gibi düşünce, Türk asıllı siyasetçiler
okul yönetiminin tepkisini ve atılan adımları eleştirdiler.
25 yıldır psikolog olarak görev yapan SPD milletvekili Lale Akgün Hürriyet
gazetesine verdiği demeçte (08.07.) gerek verilen cezanın gerek olayın
okul yönetimi tarafından cinsel taciz olarak tanımlanmasının kesinlikle
uygun olmadığını söyledi.
Yeşiller Partisi milletvekili Ekin Deligöz de Berlin’li Cem B. (isim
değiştirilmiştir) olayıyla ilgili konuştu. Hürriyet gazetesine demeç veren
Deligöz, Almanya’da hâlâ Alman öğrenciler ve yabancı öğrenciler arasında
ayırım yapıldığını belirtti.
Yine Yeşiller Partisi milletvekili olan Özcan Mutlu ise konuyu milletvekili
meclisine taşıyacağını söyledi.
Alman Çocuk Koruma Derneği de Fritzlar-Homberg ilkokulunun müdürü Thomas
Leeb’i çok aceleci davranmakla suçladı. Çocuğa okuldan uzaklaştırma cezası
verilmeden önce başka adımların atılması gerektiğini belirten Alman Çocuk
Koruma Derneği, böyle vakalar için gençlik dairelerinin, sosyologların
ve okul psikologlarının bulunduğunu vurguladı. Schleswig-Holstein eyaleti
Çocuk Koruma Derneği’nin başkanı Irene Johns ise, sınırların aşılması durumunda
müdahale edilmesinin doğru olduğunu ncak,“cinsel taciz“ veya „baş suçlu“
gibi tanımlamaların o yaş grubuna uymadığını söyleyerek öğrencinin karalanmaması
gerektini israrla vurguladı.
Yedi yaşındaki Cem B. sınıfındaki bir kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu
suçlamasıyla okuldan uzaklaştırma cezasına çarptırılmıştı. Tagesspiegel
gazetesinin verdiği haberde Türk öğrencinin, dört başka öğrencinin yardımıyla
aynı sınıfta okudukları bir kızı köşeye sıkıştırarak cinsel organını ellediği
ve diğer dört öğrencinin kız çocuğunu zorla tuttukları bildiriliyor.