Yaz sezonunun açılmasıyla plajlar seksi mayo,
mayokini ve bikinili hatunlarla dolup taşıyor. Hatta son yıllarda üstsüz
güneşlenmek bile Türkiye’de artık tepki yaratmıyor. Ancak insanların daha
çok açıldığı ve sezonun modasına uygun giyinmeye özen gösterdiği Türkiye
plajlarında yeni bir trend göze çarpıyor: hasema modası.
İngiliz Daily Telegraph gazetesi Perşembe günkü (20.07.2006) baskısında
bu konuyu ele alarak Türkiye’deki hasema modasına geniş yer verdi. Haberde,
kadının vücudunu boyundan ayaklarına kadar kapalı tutan hasemaların, Müslüman
kadınlar arasında büyük rağbet gördüğü ve yaygınlaşmaya başladığı aktarıldı.
Hasemaların Türkiye’nin bikinili ve üstsüz güneşlenen kadınlarla dolu plajlarında
yeni bir fenomen olduğunu belirten gazete, bütün vücudu kapatan ve başlığı
ile de saçları örten hasemaların çok geniş renk ve model alternatifleri
sunduğunu yazdı. Haberde, son çıkan hasemaların güneş ışığını geçirerek
bronslaşmaya bile izin verdiği kaydedildi.
Daily Telegraph, hasemanın yükselişinin, ülkedeki laik kesim arasında
huzursuzluk yarattığını, hatta bazı plajlarda hasemaya yasak geldiğini
de aktardı. Gazete, Reha Muhtar ve Ahmet Hakan gibi gazetecilerin, köşe
yazılarında hasema için „tuhaf“, „çirkin“, „itici“ ve „aptalca“ gibi kelimeler
kullandıklarını da belirtti.
Eskiden muhafazakar kadınların vücutlarını sergilemek istemedikleri
için plajlardan uzak durdukları belirtilen haberde, bu sorunun hasema ile
aşılmaya başlandığı ifade edildi. Geçtiğimiz yıl 25 binden fazla hasemanın
satıldığını da yazan gazete, müşterilerin arasında Dışişleri Bakanı Abdullah
Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül'ün de bulunduğunu kaydetti.
.
Haberde ayrıca, kadın ve erkeklerin ayrı olduğu ve alkollü içki servisinin
yapılmadığı, kumarhanesi olmayan ve mescitlerinde 5 vakit ezan sesi duyulan
otel, club ve kamp alanlarının sayısında da artış yaşandığı belirtildi.
İslami yaşam biçimine uygun modern bir tatil kompleksi örneği olarak Didim
Akbük koyundakı beş yıldızlı Caprice Hotel gösterildi.