Yuvarlak hatları formula virajları kadar keskin,
bakışları buzdağlarını eritecek kadar ateşli ve oyunculukta sergiledikleri
dişilik, eşsiz kalitede olarak nitelendiriliyordu. Ahu Tuğba, Serpil Çakmaklı,
Oya Aydoğan ve Güngör Bayrak gibi oyuncular, vatkalı, permalı ve ağır pembe
makyajlı dönemlerin gözde hatunlarıydı. Bugün Paris Hilton ne ise, onlar
da 80'li yıllarda oydular: gündemden düşmeyen medya fenomenleri.
Ahu Tuğba Ahu Tuğba, masmavi gözleri ve keskin bakışlarıyla vamp kadınların başıydı
adeta. İstanbullu saygın bir ailenin kızı olan ve Kanada'da birkaç sömestr
İngilzce okuyan sarışın oyuncu, tüm seksenlerin özeti olabilecek bir ikondu.
Kocaman kocaman vatkalı, mayo dekolteli kostümleri, pırıltılı saç bantları
ve merinos saçları bir müddet gazete sayfalarını ve dergi kapaklarını süsledi.
Entrikalı şımarık zengini ve hayat kadını rollerini öyle içtenlikle oynuyordu
ki, gerçek hayatta da "şeytan gibi ateş parçası" olduğu izlenimini bıraktı.
Şahane bir vücudu vardı ve vücudunu sergilemekten kaçınmıyordu. Vatkalı
kürkleri onun simgesi oldu. Sonraları gazino sahnelerine çıkmaya başladı
ve daha sonra da sadece yaptığı evliliklerle adını duyurabildi. Ahu Tuğba
gibi kürkleri de ortadan kayboldu. Yedi defa evlenip boşanan seks ikonu,
bir yıl önce "Ünlüler çiftliğine" katıldıktan sonra göz yaşları içinde
verdiği bir röportajda, çok kez aldatıldığını ve bu yüzden aşka inanmadığını
vurgulamıştı.
Serpil Çakmaklı Masum duruşlu ve balık etli güzel, 50'den fazla filmde rol aldı. Serpil
Çakmaklı, Ahu Tuğba'nın adeta esmer versiyonuydu. Televizyonun tek kanallı
olduğu o günlerde "Alçaktan Uçan Güvercin" dizisinde başrol oynayarak dikkatleri
üzerine çeken Çakmaklı, kısa sürede Türk sinemasının vazgeçilmez yüzlerinden
biri oldu. Ahu Tuğba gibi o da dönemin şartlarına uyum sağlayarak açık
saçık pozlarıyla gazete ve dergi sayfalarını süsledi. Derin dekolteli bikiniler,
deri kıyafetler, kabarık saçlarına taktığı kelebek tokalar ve bozulmaya
durmuş perma görünümlü saçlar onunla bütünleşmişti. Sonra o da kayıplara
karıştı. Bugün ise Serpil Çakmaklı 12 yaşında bir kız çocuğu annesi. Tıpkı
Ahu Tuğba gibi Serpil Çakmaklı da "Ünlüler Çiftliği" programına katılarak
hafızaları yokladı. Basında yer alan haberlere göre Çakmaklı, bugün partneriyle
birlikte bir detektif bürosu işletiyor.
Oya Aydoğan Saf bir köylü kızı havasına sahip Oya Aydoğan, İbrahim Tatlıses, Orhan
Gencebay ve Adile Naşit ile Münir Özkul gibi usta oyuncuların yanında birçok
80'lı yılları sinema filminde oynadı. O zamanların çocuk starı "Küçük Emrah"
la birlikte oynadığı Arabesk filmlerinde ise Emrah'ın annesi olarak rol
aldı. Kimi zaman zavallı ve beğenilmeyen saf bir köylü kadını oldu, kimi
zaman tecavüze uğradı ve kötü yollara düştü. Ama her defasında masum ve
içler acısı bir kaderi olan anneydi. Daha halktan tipleri canlandıran Oya
Aydoğan, filmlerindeki rollerin aksine gazete ve dergilere seksi pozlar
vererek dönemin gereklerini yerine getirmekten de geri kalmadı. Nitekim
doksanlı yıllarda komedi dizilerinde oynadı. Şimdilerde ise Star TV ekranlarında
bir kadın programı sunuyor.
Güngör Bayrak Güngör Bayrak diğerlerinden farklıydı. Küçük boylu ve dolgun hatlı
diğer vamp'lerin aksine daha uzun boylu ve ince yapılıydı. Hatta bir dönem
mankenlik yaptı. Asıl ismi Şerife Bayrak olan oyuncu, Konya'da evlatlık
edinildiği ailesinin yanında büyüdü. Cezayir asıllı Fransız iş adamı Sir
Houra Bericchi ile evlenince medya ona "Lady Bericchi" ismini taktı. Güngör
Bayrak'ın, 2006 yılında noktalanan bu evlilikten, Charles Tarik Murat Bericchi
isimli bir erkek çocuğu oldu. Ahu Tuğba, Serpil Çakmaklı ve Oya Aydoğan'ın
aksine entelektüel bir imaja sahip olan Bayrak, Yılmaz Güney'in "Düşman"
filminde de oynadı. "Gözde Kadın" dergisine kapak olmuş ve üstsüz pozlar
vermişti. Çok kültürlü olduğunu söylüyor, kendini diğerlerinden ayrı bir
yerde tutuyor, estetik çizgiler içerisinde soyunduğunun da özellikle altını
çiziyordu. Cesur sahne kıyafetlerinden dolayı o zamanın İzmir Belediye
Başkanı Burhan Özfatura tarafından eleştirilip, İzmir Fuarı'na katılması
engellenmişti. Özfatura'nın "Bu yıl orasını burasını açanlara fuarda yer
yok. Hele hele Güngör Bayrak buraya hiç gelmesin" sözleri medyaya bomba
gibi düşmüştü. Bunun üzerine Güngör Bayrak, çıplak vücuduna siyah bir çarşaf
giyerek İzmir çarşısında yürümüş ve Burhan Özfatura'nın sözlerini bu şekilde
protesto etmişti.