Adını fok balıklarından alan Foça, İzmir`in 70 km kuzeybatısında
yer alan bütün Ege’de eski dokusunu nisbeten de olsa koruyabilmiş az sayıdaki
sahil yerleşimlerinden biridir. Foça. Eski ve Yeni Foça olarak iki bölgeye
ayrılır. Eski Foça, yani Foça koruma altına alınmış bölümdür.
Eski Foça’dan Yeni Foça yönüne doğru giderken ardarda göreceğiniz Mersinaki
koyları en güzel plajlardır. Daha çok orta direkten yerli turistlerin rağbet
gösterdiği Foça, iki Foça arasında eski değirmenleri, denize dimdik inen
yarları ve kıyısındaki kumsalları, tertemiz otelleri, küçük ve sevimli
pansiyonları ve Küçükdeniz kenarına sıralanmış güzel balıkçı lokantaları
ile adeta bir cennet parçasıdır. Yoğun turizmden uzak kalmayı başaran bu
şirin belde, çoğunlukta sanatçıların ve sanatla uğraşanların uğrak yeridir.
Eski adı Phokaia olan Foça bir adalar beldesidir. Çevredeki irili ufaklı
pek çok adaya günübirlik tekne turları yapılmaktadır. Bu adaların en meşhur
olanı Orak Adasıdır. Adanın ilk bölümünde küçücük bir göl vardır. Göle
paralel ilerlemeye devam edince karşınıza, eşine hiç bir yerde rastlanmayan,
hayranlık uyandıran Siren Kayalıkları çıkar. Rüzgarın ve dalgaların aşındırarak
dantel gibi işlediği bu kayalıklarda, neslinin tükenmesi tehlikesi bulunan
Akdeniz fokları ("monachus monachus") barınmaktadırlar. Foçalılar, kentlerini
Akdeniz fokları ile simgeleştiriyor olsalar da eski Foça’lıların simgesi,
diriliğin ve erken uyanışın sembolü olan horoz olmuştur. Foça girişindeki
büyük horoz heykeli bunun kanıtıdır.
Foça, aynı zamanda İonların Ege sahillerinde kurdukları 12 ion kenti
arasında en önemli merkezlerden biridir. Tarihi ve arkeolojik öneminin
yanı sıra, Homeros destanında adı geçen mitolojik bir yerleşim yeridir.
Homeros’a göre, Siren Kayalıklarından geçen Odyseia, ıslığa benzeyen gizemli
sesler çıkaran kayalıkların çağrısından çok etkilenmiştir. Tayfalarının
bu karşı konulmaz davetten etkilenip duraklamamaları için de kulaklarına
mum peteği tıkamıştır. Siren Kayalıkları bugün, nesilleri tükenmekte üzere
olan Akdeniz Foklarının barınma yeri olması nedeniyle koruma bölgesi ilan
edilmiştir. Siren kayalıkları, şeytan hamamı, taş ev (anıt mezar), beş
kapılar (ceneviz) kalesi, osmanlı dönemine ait dış kale, fatih camii, kayalar
camii, hafız süleyman camii ve osmanlı mezarlığı ile ege mimarisinin özelliklerini
taşıyan sivil mimari yapıları, Foça’nın çevre değerlerini zenginleştiren
unsurlardır.
Bugün çok yaman denizci oldukları bilinen Phokaialılar, 50 kürekli 500
yolcu alabilen gemilerle Mısır ve İonia kentleri arasında ticaret köprüsü
kurmuşlardır. Bugünkü Lapseki ve Samsun’un kurucuları da yine Phokaialılar'dır.
Ayrıca Akdeniz'de de koloniler kurmuşlardır: Güney İtalya’da Velia, Korsika’da
Alalia, İspanya’da Ampuria, Mısır’da Naukratis ve Fransa’da Marsilya.
Karataş Öyküsü
Yöre'de anlatılan bir öyküye göre Foça’da bir Karataş bulunmaktadır.
Rivayete göre, nerede olduğunu kimsenin bilmediği karataş insanı beldeye
bağlayan bir sihire sahiptir. Karataşa basan herkes, mümkün değil bir daha
Foça’dan kopamamaktadır. Çok zorlanıp bir yerlere gitse de mutlaka dönüp
dolaşıp gene Foça’ya gelecektir.