Türk mutfağı, dünyanın en zengin mutfakları arasında
yer alıyor. Yemek çeşitleri bu kadar zengin olunca yemeklerin isimleri
de bir o kadar yaratıcı oluyor. Örneğin büyük iştahla yediğimiz „İmam Bayıldı“
veya yine lezzetli yemeklerimizden „papaz yahnisi“ ve tabii ki „Kadınbudu
Köfte“.
Kadınlara ilişkin yemek isimlerine ise Türk mutfağında çok sık rastlanıyor.
Yemekten sonra ağzımızı „Dilber Dudağı“ tatlısı veya „Hanım göbeği“ ile
tatlandırıyoruz. Canımız çorba çektiğinde „Ezo Gelin Çorbası“ veya Adana
yöresine ait „Dul avrat çorbası“ ile içimiz ısınıyor.
Yıllardır yemeklerimizi afiyetle yerken isimleri hakkında düşünmek hatta
onları tartışmak belki de hiç aklımıza gelmedi. Ta ki, Samanyolu TV’de
yayımlanan „Yeşil Elma“ isimli yemek programında yemeklerin isimlerini
değiştirmek önerilene kadar. Nedeni ise çok ilginç. Yemek ve tatlı isimlerinde
kadın uzuvlarının kullanılması programın bayan olan sunucusu ile yapımcısına
göre kadınları aşağılayıcı ve eşitsizliği körükleyici imiş.
Bazı yemeklerin isimlerini değiştirme önerisi toplumun belirli kesimlerinde
destek görürken, birçok kişi de böyle birşeyi saçma bulup, önerenlere ateş
püskürüyor.
“Tarih boyunca yemek kültürü” kitabının yazarı Prof. Murat Belge „Bu
isimler tarihte bir takım nedenlerle takılmış. Bize o tarihi anlatıyor“
diyerek, tarihi anlatan bir şeyi silip, herhangi bir şey anlatmayan, bugüne
özgü konvansiyonel ahlakı yansıtan bir takım isimler koymanın anlamlı olmadığını
söylüyor. „Kadınbudu“ yerine „pirinçli köfte“ isminin son derece
kişiliksiz ve soğuk olduğunu belirten Prof. Murat Belge, „‘Kadınbudu’nun
bir karakteri var, tarihi geçmişi var ve bir toplumsal gerçekliği yansıtıyor.
Şimdi birileri kalkıyor kadının budunu ortadan kaldırmaya çalışıyor. Ne
alakası var, sen kimsin, kim oluyorsun, bunları değiştirme hakkını nereden
buluyorsun!“ diye soruyor.
Ülkenin kadın derneklerinden de isim değiştirme konusuna sert tepkiler
geliyor. KADER başkanı Hülya Gülbahar “Bu tür şeyler kadınsızlaşma operasyonuna
da hizmet ediyor” derken Uçan Süpürge dergisinin kurucusu Halime Güner
de „Bu çok gereksiz ve anlamsız bir tartışma, kadınların çok daha önemli
konuları var. Biz göbeğimizi seviyoruz ve kadın göbeği ile ilgili bir tatlıdan
da çok zevk alıyoruz. Yemekleri yapan kadınlar bu yemeklere bu isimlerini
koydularsa ve bunlardan tat aldılarsa, bu aslında kadınların bedenleriyle
barışıklığını anlatıyor” diyor.
Türk mutfağında yer alan „kadınsı yemekleri“ merak mıt ettiniz? O
halde sağdaki slideshow’a tıklayınız.